18-24 Mart “Yaşlılar Haftası” vesilesiyle, bizleri bugünlere taşıyan, hayatımızın her anında yanımızda olan, tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizi sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz.
Türk gelenek ve göreneklerimizde yaşlılarımıza gösterilen saygı ve sevgi, toplumumuzun en kıymetli değerlerinden biridir.
Onlar, geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi bizlere aktaran canlı hazinelerdir.
Yaşlılık, hayatın kaçınılmaz bir dönemidir ve bu dönemi en güzel şekilde yaşamak, her insanın hakkıdır.
Bizlere düşen en önemli görev, büyüklerimizin bu dönemde yalnız olmadıklarını hissettirmek, onlara sevgi ve şefkatle yaklaşmak, ihtiyaç duydukları her an yanlarında olmaktır.
Onların tecrübelerinden faydalanmak, nasihatlerini dinlemek, onlarla vakit geçirmek, hem onların hayatına anlam katacak hem de bizlerin ufkunu genişletecektir.
Türk toplumunda yaşlılara verilen değer, atasözlerimizde, deyimlerimizde ve geleneklerimizde açıkça görülmektedir.
“Ağaç yaşken eğilir” atasözü, yaşlılarımızın gençlere verebileceği eğitimin önemini vurgularken, “Büyük sözü dinleyenin işi rast gider” deyimi, onların tecrübelerinin yol göstericiliğini ifade eder.
Yaşlılarımıza saygı göstermek, onlara hürmet etmek, Türk kültürünün vazgeçilmez bir parçasıdır.
Bu özel hafta vesilesiyle, tüm büyüklerimizin ellerinden öpüyor, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür diliyoruz.
Onların varlığı, hayatımıza anlam katıyor, toplumumuza değer katıyor.
Unutmayalım ki, yaşlılarımıza göstereceğimiz sevgi ve saygı, geleceğimize yapacağımız en değerli değeri ölçulemeyecek kadar büyük ulvi yatırımdır.
18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası adına yakışır, anması ve yaşaması her evladın görevi ve sorumluğudur.