DOLAR 38,1137 % 0.18
EURO 42,0543 % -0.85
STERLIN 49,3487 % -1.65
FRANG 44,2977 % 0.01
ALTIN 3.710,58 % -2,27
BITCOIN 83.812,04 1.178

4 Nisan 1953’te Çanakkale Boğazı Dumlupınar’ın Sessiz Çığlığı: “Ah Bir Ataş Ver”

Yayınlanma Tarihi : Google News
0

4 Nisan 1953’te Çanakkale Boğazı Dumlupınar’ın Sessiz Çığlığı: “Ah Bir Ataş Ver”

 Dumlupınar Denizaltısı faciası, 4 Nisan 1953’te Çanakkale Boğazı’nın serin sularında yaşandı.

Yorucu bir görevin ardından limana dönen Dumlupınar, İsveç bandıralı bir yük gemisiyle çarpıştı.

Bu elim kazada 59 denizci şehit oldu, 22 kahraman ise denizaltının torpido dairesine sığındı.

Denizin derinliklerine gömülen Dumlupınar’dan umut ışığı gibi bir haber geldi: Su yüzeyine fırlatılan bir telefon şamandırası sayesinde karargahla iletişim kurulmuştu.

Kurtarma çalışmaları hızla başladı, tüm imkanlar seferber edildi. Ancak denizin azgın dalgaları ve o dönemin kısıtlı teknolojisi, kurtarma ekiplerinin işini zorlaştırıyordu.

Denizaltındaki kahramanlara, oksijenin azalmaması için konuşmamaları, türkü söylememeleri ve sigara içmemeleri talimatı verildi. Sessiz bir bekleyiş başladı, umutla geçen saatler…

Ancak denizin yüzeyinde durum hiç de iç açıcı değildi. Kurtarma çalışmaları sonuç vermiyor, zaman tükeniyordu.

12 saat sonra bölgeye ulaşan “Kurtaran” gemisi, ancak 25 saat sonra sabitlenebildi. Yapılan 11 dalış da sonuçsuz kaldı, hatta bir dalgıç vurgun yiyerek bilincini kaybetti.

Tüm ülkenin yüreği ağzında, umutla beklediği kurtarma operasyonu başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Ve o acı an geldi…

Kurtarma merkezinden, denizaltındaki kahramanlara son bir anons yapıldı: “Dilediğiniz gibi konuşabilir, türkü söyleyebilir, hatta sigara bile içebilirsiniz.” Bu, bir veda çağrısıydı, bir teslimiyet…

Dumlupınar’dan gelen cevap ise Türk milletinin vakur duruşunu, vatan sevgisini bir kez daha gözler önüne serdi: “Vatan sağ olsun!”

Ardından telefon kablosu koptu, sessizlik çöktü. 22 kahraman denizci, vatan toprağına emanet edilmişti.
İşte o an, “Ah Bir Ataş Ver” türküsü, Dumlupınar’ın sessiz çığlığı oldu.

Her notası, o kahramanların vatan sevgisini, metanetini ve fedakarlığını fısıldadı. Bu türkü, Türk milletinin yüreğinde bir yara, bir destan olarak yaşamaya devam ediyor.
Türk Kültüründe “Ah Bir Ataş Ver”

“Ah Bir Ataş Ver” türküsü, sadece bir melodi değil, aynı zamanda Türk milletinin duygularını, acılarını ve kahramanlıklarını yansıtan bir sembol haline geldi.

Özellikle Dumlupınar faciasından sonra bu türkü, şehit denizcilerin anısını yaşatmak, vatan sevgisini ve fedakarlığı vurgulamak için sıkça seslendirildi.

Türk kültüründe türküler, sadece eğlence aracı değil, aynı zamanda tarihi olayları, toplumsal değerleri ve duygusal deneyimleri aktaran önemli bir araçtır.

“Ah Bir Ataş Ver” de bu bağlamda, Türk milletinin hafızasında derin izler bırakan bir türkü olarak yerini aldı.              Türk denizcilik tarihinin kara sayfalarından birine yazılan türkü !…

Ah, bir ateş ver,
Cigaramı yakayım!
Sen sallan gel,
Ben boyuna bakayım.
Uzun olur gemilerin direği,
Ah, çatal olur efelerin yüreği.
Ah, yanık olur anaların yüreği.
Ah, vur ateşi, gavur sinem yansın.
Arkadaşlar uykulardan uyansın.
Uzun olur gemilerin direği,
Ah, çatal olur efelerin yüreği.
Ah, yanık olur anaların yüreği.
Denizlerde-karada -havada  ve bayrak için, vatan için, çalışan, kahramanlarımızı, tüm şehitlerimizi, denizcilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad, vatanları ebedi gülistan, Peygamberimize komşu olsunlar.

Dilber Köse

YORUM YAP