
Almanya’nın 2025 erken genel seçimleri, ülkenin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Muhafazakâr CDU/CSU’nun zaferiyle sonuçlanan seçimler, aşırı sağ parti Almanya için Alternatif’in (AfD) %20’lik oy oranıyla tarihi bir yükseliş kaydetmesiyle dikkat çekti. Bu durum, Almanya’da aşırı sağın güçlenmesine işaret ederken, ülkenin demokrasisinin dış baskılara karşı dirençli olduğunu da gösterdi.
AfD’nin Yükselişi ve Gelecekteki Olasılıklar
AfD, 2025 seçimlerinde %20 oy oranıyla Almanya’nın ikinci büyük partisi haline geldi. Göçmen karşıtı söylemleri ve Avrupa Birliği’ne (AB) mesafeli duruşuyla tanınan parti, bu başarısıyla aşırı sağın güçlendiğine dair ciddi bir sinyal verdi. AfD’nin yükselişi, birkaç önemli olasılığı beraberinde getiriyor:
• Göç Politikalarında Sertleşme: AfD, mülteci akınını sınırlamak ve sınır kontrollerini sıkılaştırmak istiyor. Parti’nin artan etkisi, Almanya’nın göç politikalarında daha katı bir tutum benimsemesine yol açabilir. Bu durum, Avrupa’daki göç politikalarını da etkileyebilir.
• AB ile İlişkilerde Milliyetçi Ton: AfD, AB’nin ulusal egemenliği kısıtladığını savunuyor. Parti’nin güçlenmesi, Almanya’nın AB politikalarında daha milliyetçi bir çizgiye kaymasına neden olabilir ve AB’nin entegrasyon sürecini zorlaştırabilir.
• İç Siyasette Kutuplaşma: Özellikle doğu eyaletlerinde güçlü bir tabana sahip olan AfD, Almanya’nın doğu ve batı bölgeleri arasındaki siyasi ve ekonomik farkları derinleştirebilir. Bu, ülkede kutuplaşmayı artırabilir.
Ancak, AfD’nin koalisyonlara dahil edilmesi beklenmiyor. CDU/CSU lideri Friedrich Merz, AfD ile işbirliği yapmayacaklarını belirtti. Bu nedenle, AfD’nin doğrudan hükümet kurma şansı olmasa da, meclisteki varlığı politik tartışmaları etkileyebilir.
Alman Demokrasisinin Dış Baskılara Karşı Direnci
Almanya, son yıllarda ABD ile ticaret savaşları, siyasal İslam’ın güvenlik tehditleri ve Elon Musk gibi figürlerin eleştirileri gibi dış baskılara maruz kaldı. Buna rağmen, ülke bu zorluklara karşı ayakta kalmayı başardı:
• ABD ile İlişkiler: Almanya, NATO çerçevesinde işbirliğini sürdürdü ve transatlantik ittifakı korudu.
• Siyasal İslam ile Mücadele: Radikal gruplara karşı etkin politikalar uygulayan Almanya, iç güvenliğini sağlamlaştırdı.
• Elon Musk ve Teknolojik Rekabet: Musk’ın eleştirileri, Almanya’yı elektrikli araç ve yenilenebilir enerji alanlarında yenilikçi adımlar atmaya teşvik etti.
Bu direnç, Alman demokrasisinin sağlamlığını ve Avrupa’daki liderlik rolünü sürdürme kapasitesini ortaya koyuyor.
Olası Koalisyon Senaryoları
2025 seçimlerinde CDU/CSU %28,5 oy oranıyla en büyük parti olsa da, tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edemedi. Olası koalisyon senaryoları şunlar:
• Jamaika Koalisyonu (CDU/CSU, Yeşiller, FDP): Yeşiller’in etkisiyle yeşil dönüşüm hızlanabilir, ancak FDP’nin liberal ekonomi anlayışı ile uzlaşma zor olabilir.
• Trafik Lambası Koalisyonu (SPD, Yeşiller, FDP): SPD liderliğinde merkez-sol bir hükümet alternatifi olabilir, ancak SPD’nin oy kaybı bu seçeneği zayıflatıyor.
• Büyük Koalisyon (CDU/CSU ve SPD): İstikrar sağlayabilir, ancak her iki partinin popülerlik kaybı bu seçeneği cazip olmaktan çıkarıyor.
AfD’nin ana akım partiler tarafından dışlanması, siyasi istikrarı korumaya yardımcı olabilir, ancak parti’nin meclisteki varlığı hükümet politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir.
Almanya’nın Türkiye ve AB İçin Önemi
Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi ve AB’nin lider ülkesi olarak kritik bir rol oynuyor:
• Türkiye ile İlişkiler: Almanya, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biridir ve Türk diasporası iki ülke arasındaki bağları güçlendiriyor. AfD’nin yükselişi, Türkiye’nin AB üyelik sürecinde daha katı bir yaklaşımın benimsenmesine yol açabilir.
• AB Liderliği: Almanya’nın istikrarı, AB’nin krizlere yanıt verme kapasitesini artırıyor ve entegrasyon politikalarında öncü rolünü sürdürüyor.
Sonuç olarak; Almanya’nın 2025 seçimleri, AfD’nin yükselişiyle siyasi yelpazede değişikliklere yol açarken, Alman demokrasisinin dış baskılara karşı direncini kanıtladı. AfD’nin etkisi, göç ve AB politikalarında tartışmalara yol açsa da, koalisyon dışı kalması istikrarı koruyabilir. Olası koalisyon senaryoları, ülkenin gelecekteki yönünü belirleyecek. Türkiye ve AB için kilit bir aktör olan Almanya, Avrupa’daki liderlik rolünü sürdürüyor.