
Ey Şehr-i Ramazan!
Ey Şehr-i Ramazan, Rahmetin, Bereketin ve Mağfiretinle Geldin, Hoş Geldin!
Ramazan, sadece bir zaman dilimi değil, aynı zamanda ruhumuza dokunan, kalplerimizi yumuşatan, bizi biz yapan değerlerimizi hatırlatan müstesna bir aydır.
Bu ay, rahmetin kapılarının sonuna kadar açıldığı, nefsin sustuğu, gönlün Allah’a teslim olduğu, maneviyatın zirveye ulaştığı bir zaman dilimidir.
Oruç, sadece aç kalmak değil, aynı zamanda sabretmek, paylaşmak, şükretmek ve merhamet duygularımızı güçlendirmektir.
Ramazan, kalplerimizi arındırmanın, ruhumuzu Kur’an-ı Kerim’in ilahi mesajı ile nurlandırmanın, nefsimizi terbiye etmenin ve manevi bir yenilenme yaşamanın ayıdır.
Her anı rahmetle dolu olan bu mübarek ayda Kur’an’a yönelmek, onun derin manalarını anlamaya çalışmak, Ramazan’ın gerçek bereketinden istifade etmektir.
Kur’an-ı Kerim, müminlerin yol göstericisi, hayatımızın pusulasıdır.
Onun ilahi nağmeleri, gönüllerimize huzur verir, bizi doğru yola iletir.
Bu Ramazan’da, Vefa duygusuyla, birlik ve beraberlik içinde olalım.
Vefa, sadece geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe de sahip çıkmaktır.
Vefa, paylaşılan bir lokma ekmek, mazluma uzanan bir yardım eli, bir gönülden diğerine kurulan bir köprüdür. Vefa, komşularımızla, akrabalarımızla, dostlarımızla ve tüm insanlıkla kurduğumuz bağları güçlendirmektir.
Bu mübarek ayda, iftar sofralarımızı paylaşalım, yardıma muhtaç olanlara el uzatalım, yetimlerin ve öksüzlerin yüzünü güldürelim.
Gönüllerimizi sevgiyle, merhametle ve hoşgörüyle dolduralım. Kırgınlıkları ve dargınlıkları bir kenara bırakalım, barışın ve kardeşliğin tohumlarını ekelim.
Ramazan, bize sabrı, şükrü, paylaşmayı, hoşgörüyü ve merhameti öğretir.
Bu değerleri hayatımızın her alanına yansıtalım, Ramazan’dan sonra da bu güzel hasletleri koruyalım.
Ramazan’ımız hayırlara vesile olsun.
Allah, bu mübarek ayda dualarımızı kabul etsin, günahlarımızı affetsin, bizleri bağışlasın. Ramazan Bayramı’na sağlık, huzur ve mutluluk içinde ulaşmayı nasip etsin.
