DOLAR 38,0128 % 0.27
EURO 41,9603 % -0.19
STERLIN 49,5395 % -0.59
FRANG 44,4594 % 0.75
ALTIN 3.781,86 % -0,39
BITCOIN 83.624,19 0.424

HİKÂYENİN PEŞİNDE: YAPIMCI FERİT TURAN

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
HİKÂYENİN PEŞİNDE: YAPIMCI FERİT TURAN
0

Medeniyetimiz hikâyeler üzerine kurulmuş diyebiliriz. Anlatılar, mağara resimleri, anonim besteler, tiyatro, klasik müzik, kitap derken sonunda da 19. Yüzyıl ile birlikte sinema gelmiş ve hikâyeler halen devam ediyor. Bizi etkiliyor, büyülüyor, öğretiyor ve etkiliyor. 

Geçtiğimiz 200 yılla birlikte hikâye anlatım tarzlarından sinema diğer sanatlara göre daha çok öne çıktı. Bunun birçok nedeni olsa da herhalde çok çaba sarf etmeden ulaşılabilir olması en büyük sebep olsa gerek.  

Sinemayı biraz güzellediğimize göre konumuzun bir sinemacı olduğunu herhalde anlamışsındır. 

Dalgalar ve izler, Allah yazdıysa bozsun gibi filmlerin yapımcısı Ferit Turan. 

Ferit Bey, hoş geldiniz.

Merhaba İlker…

Ferit Bey, sinemaya ilginiz nasıl başladı? 

80’li yılların sonunda bizim evimiz her hafta sonu sinema gecesi olurdu. Tüm mahalleli ve tüm akrabalar toplaşıp izlerdik. Hatta ben 7-8 yaşlarındayken çay bahçelerinde kurulan açık sinemalarda o kadar saat film seyretmişim ki ailem ben kayboldum zannedip saatlerce beni aramışlar. Yani sinema tutkum taaa küçüklüğüme dayanır. 

Yapımcı olmaya nasıl karar verdiniz? 

Bodrumda yaptığım inşaat projemden villa alan Özkan Tamirak sayesinde bu sektörle ilk karşılaşmam gerçekleşti. Sonrasında bu sektörün içini görünce film tutkunu biri olarak bu sektörde kalmam gerektiğine karar verdim ve böylece yapımcılık hayatım başlamış oldu.

Ferit Turan kimdir?

1980 yılında İstanbul da dünyaya geldim. Annem ismimi koyarken meşhur Damat Ferit’ten esinlenip koymuş.  Film tutkunu bir ailede büyüdüğümü söyleyebilirim. Hatta filmlere olan tutkum buradan geliyor diyebiliriz. Küçükken de şimdi de her boşluğumda film seyretmeye çalışırım. Yeni eski yerli yabancı hiç fark etmez. Aileme gelirsek evli ve iki çocuk babasıyım. Bodrumda yaptığım siteden ev alan bir dostum sayesinde sinema sektörüyle yollarım kesişti ve küçüklükten beri tutkum olan film sektörüne giriş yapmış oldum. 

Dalgalar ve İzler filminizin yapımcısı olmaya nasıl karar verdiniz? 

Maalesef ki günümüzde de hepimizi derinden etkileyen kadınlara yapılan zorbalıklar. Dalgalar ve izleri senaryosunda da zor zamanlar geçiren bir kadının küllerinden doğmasının hikâyesiydi. Başına ne kadar zorluk gelirse gelsin ayakta durmaya çalışan bir kadının hikâyesiydi. Kadınların neler çektiğini ve toplum olarak bilinçlenmemiz gerektiğini düşünerek dalgalar ve izlerini çekmeye başladık. Hatta tüm dünyaya duyurmak için filmimizi festivallere gönderdik. 

Filmin konusuyla ilgili sizi en çok etkileyen konu neydi? 

En çok etkileyen konu bir kadının küçücük bir kız çocuğuyla hayatta kalma mücadelesiydi. Hikâyenin çoğunda insanı derinden etkileyen noktalar var ama ana konusu az önce söylediğim cümle. Ama beni en çok etkileyen sahne ise bir küçük kızın taciz sahnesi.

Filminizde işlediğiniz kadına şiddet ve toplumsal şiddet hakkında siz ne düşünüyorsunuz? 

Toplum olarak çok kötü şeyler görüyoruz. Nasıl bu hallere geldik aklım almıyor. Her yeni bir güne dünkünden daha kötü bir habere gözlerimizi açıyoruz.. Kadınlar bizim başımızın tacıdır hele çocuklar ya onlar bizim geleceğimiz nasıl zarar verebiliyoruz onlara. Benim de çocuklarım var ve korkuyorum yolda yürürken birinin canı sıkıldı diye onlara bir şey yapmasına. Bunun bir şekilde önü kesilmesi gerekiyor. Gereken cezaların verilmesi lazım ki biz eski toplum yapımıza geri dönebilelim.

Sinema bu konunun işlenmesi üzerine, kendi üzerine düşünün yaptığına inanıyor musunuz? 

Sinema sektörü 1.5 saatlik bir filmle tüm Türkiye’ye bırakın Türkiye’yi tüm dünyaya ulaşabiliyor. O yüzden hiçbir zaman sinemanın üstüne düşen bitmeyecek. Çünkü çok büyük kitlelere ulaşma fırsatı oluyor. Evet, sürekli bu konular işlenmemeli çünkü toplum olarak zaten psikolojimiz bu haberlerden çok kötü etkileniyor ama bir noktada toplumun bilinçlenmesi için bu konuları işlemeliyiz. Sinema da bu konular düzelene kadar her daim toplumsal şiddeti işlemeye devam edecek ve hiçbir zaman da üstüne düşeni tam olarak yapmış olmayacak çünkü ulaşabileceği kitlesi çok geniş.

Yapımcıdan sonra bir filmin en büyük olmazsa olmazı nedir? 

Bence yönetmenidir. Evet, birinin tüm yapımı üstlenmesi gerekiyor ama aynı zaman da birinin de filmin nasıl ilerleyeceğini söylemesi gerekiyor. Tabi ki set arkası ve oyuncuların da çok büyük bir yeri var ama koordinasyon olmazsa tüm işler bozulur. Düzgün bir film ortaya koyamayız.

Bir film çekildiği zaman oyuncular ya da yönetmenler ön plana çıkmakta bir yapımcı olarak bu durum size nasıl etkiliyor?  

Bence bu biz yapımcıları kötü etkilemiyor. Yani ben olaya iyi mi kötü mü olarak bakarım. Bu bizim için kötü olamaz çünkü iyi bir oyuncu kadrosu ve iyi bir yönetmen seçimi yapıp sahnelere öyle çıkmışım ki daha film izlenmeden bir etki yaratmış demek olur bu. Yani dolaylı yoldan ben övülmüş olurum. O yüzden bu yapımcılar için iyi bir etkilenme olmalı. 

Hiç “Film için en çok ben koşturdum, her şeyi bir araya ben getirdim ama övgüyü başkası alıyor.” Diye düşündüğünüz  hiç oldu mu?

Hayır, olmadı çünkü film çekmek bir kişinin işi olamaz. Benim 3 koşuşturduğum gün set 1 koşturuyorsa, set 3 koşuşturduğu gün ben 1 koşuştururum. Bu bir takım işidir. Bende yaparım ekibimde yapar. Bu sektörde bencilliğe yer yok. Herkes üstüne düşüne yapmalı ki ortaya güzel bir proje çıkarabilelim. 

Bugüne kadar en çok etkileyen film hangisi? 

Çağan Irmağın yönettiği Babam ve Oğlum filmi çünkü…

Sizce iyi bir oyuncu nasıl olmalı? 

Senaryoda ki oynadığı kişi, duyguyu, karakteri karşı tarafa yani izleyicilere geçirmesi çok önemlidir. Oynadığı rol ne kadar kendi görüşüne veya karakterine karşı olsa da o rolü hakkıyla oynayıp hissettirebilmesidir.

En beğendiğiniz oyuncu kim?

Birçok söyleyebileceğim isim var. Eğer şuan bir isim verirsem diğerlerine haksızlık etmiş olurum. Az önce de söylediğim gibi benim için iyi oyuncu tanımı budur. Zaten bu tanımı okuyunca aklınıza hangi oyuncular geliyorsa benim de aklıma aynı oyuncular geliyor. 

Günümüz sinemasının en büyük hatası ve en büyük doğrusu sizce nedir? 

En büyük hatası projelere baktığınızda hep 2 kadın tek erkek var. Niyetleri topluma bunu enjekte etmek olmasa bile insanların bilinçaltlarına işliyor. O yüzden erkeklerin kadınları aldatıp genç kızlarla olduğu senaryoların bırakılması gerekiyor.

En büyük doğrusu ise toplumda ne yaşanırsa hemen senaryolarımıza dâhil olması. Yani şunu kast ediyorum yine konuyu toplumsal şiddete getireceğim. Çocuklara ve kadına olan şiddeti toplumu bilinçlendirmek için işlenmesi. Ama beni yanlış anlamayın doğru işlenmesini kast ediyorum çok fazla yanlış işleyen de var. Her şey yalansız ve olması gerektiği kadar işlendiği zaman doğrusu yapılmış olur.

Sinemayla ilgili en büyük hayaliniz nedir?

Çektiğim ve çekeceğim tüm filmlerin dünya çapında iyi bir ses getirmesi sinemada alanında ki en büyük hedefim yani hayalim diyebiliriz.

 Sizin için hayatımın projesi olacak dediniz özel bir proje var mı? 

Var. Şuan hazırlık aşamasında olduğumuz bir film var. Okuyan herkes senaryosunu çok beğendi. Geçmişimize tutulan bir ışık gibi bir film olacak. Bence bu film için hayatımın projesi diyebilirim çünkü her şeyin doğru olduğu geçmişi şeffaf bir şekilde yansıtmaya çalıştığımız bir film. Bu yüzden hazırlıkları uzun sürüyor. Senaryosunun üstünde ince ince çalışıyoruz.

Gelecekteki projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Az önce ki soruda biraz bahsettim aslında. Biraz daha ipucu vermem gerekirse hem tarih hem spor bir arada olan bomba gibi bir film geliyor. Her şey istediğimiz gibi giderse tüm doğrularıyla yapılmış bir film olacak. Birçok tarihçiyle çalışma yapıyoruz. Bu proje dışında birkaç proje daha var ama önceliğimiz bu film.

Son olarak sinemaya gönül veren, sektöre girmek isteyenlere neler tavsiye edersiniz? 

Çok güzel bir meslek. Özelliklede de benim gibi filmlere hayran bir insansanız. Dışardan ne kadar kolay gözükse de her mesleğin olduğu gibi bununda bir sürü zorluğu var. Eğer filme tutkunuz yoksa direk bu sektöre girmenizi tavsiye etmem çünkü bu sektörde geceniz ve gündüzünüz tamamen sinemayla geçiyor.  

Ferit Bey, keyifli sohbet için teşekkür ederim. İleriki projelerizde sizi tekrar konuk etmek isterim.

HÜSEYİN İLKER DUMAN

YORUM YAP