
SOYLULUK EYLEMDE
İnsanı soylu yapan; ne kökü, ne gövdesi, ne inancı, ne düşüncesi, ne fiziksel özellikleri, ne sosyo/ekonomik statüsü, ne siyasal konumu, ne ünvanı, ne de titridir. İnsanı soylu yapan; yüksek karakteri, erdemi, gelişmiş beyni, aklı, zekası, ufku, donanımı, yüreği, vicdanı, tutarlı eylem ve tavrıdır. Soylu insan yargılamak yerine, anlamak ister. Olaylara öznel değil, nesnel bakar.
Soylu insan; her dem öğrenmeye açık, demokrat insandır. Demokratik ve bilimsel eğitim insanı yontar. Bir insan yontula yontula insanlaşır.
Yontuk insan; olgun, saygılı ve ince duygulu olur. Nesneler inceliğinden, insanlar kalınlığından kırılır.
DOĞRU KİM EĞRİ KİM HİÇ BELLİ DEĞİL
Bende bu dünyaya, geldim geleli
Kimim var kimim yok, hiç belli değil
Aklım erip kendim, bildim bileli
Doğru kim, eğri kim, seç belli değil
Soğukta, sıcakta, dağ bayır gezdim
Boranı, dalazı, esmeden sezdim
Namuslu gözüken, puştlardan bezdim
Temiz kim, kirli kim, kıç belli değil
Hak hukuk yolunda, önden yürüdüm
Karakış ayında, kar buz sürüdüm
Çakallar kurdum der, içten çürüdüm
Sülük kim, yavşak kim, piç belli değil
Ülke, ulus diye, özümü verdim
Ne akı, ne pakı, ne halkı yerdim
Okudum, düşündüm, sandım ki erdim
Koyun kim, kuzu kim, koç belli değil
Gece gündüz yazıp, düşlere daldım
Darda, zorda, yokta, hep yalnız kaldım
Çaldıysam aşk ile, salt gönül çaldım
Hırsız kim, bekçi kim, suç belli değil
Ayrımsız herkesin, hatırın sordum
Kötülüğü bile, uğura yordum
Hayyam gibi dolup, içkiye vurdum
Saki kim, sarhoş kim, iç belli değil
Mutlu azınlık tok, milyonlar harap
Varsılın içtiği, bin yıllık şarap
Ülkenin başında, bin türlü çorap
Börü kim, sırtlan kim, taç belli değil
Faizci, tefeci, yığmış parayı
Kodaman beylerin, beş on sarayı
Yoksul nasıl sarsın, onca yarayı
Yiyen kim, kusan kim, aç belli değil
Aydın bulamazken, gazı kömürü
Kara şarlatanlar, inanç sömürü
Ey Tanrım sen koru, kalan ömürü
Odun kim, ateş kim, saç belli değil
Cansızoğlu’m güven, en sağlam dalın
Anaç toprak yârin, emeğin balın
Ölünce bir çift taş, dünyalık malın
Bugün mü, yarın mı, göç belli değil
Şiir ve yazı: Himmet Cansız